SEVGİYLE TAÇLANAN MERCAN


11831693_859240817486496_5407282921655769791_nBana göre çoktan bir kültür başkenti olan İstanbul’da doğup büyümek, haliyle bu şehrin mistisizminden bir şeyler almak demektir.

Yalnız coğrafik değil, şarkın ve garbın kültürlerinin birleştiği bu kent bir parça görebilme ve hissedebilme yeteneğiniz varsa el maharetlerinize çok şey katar.
Doğal bir taşı, işlenmiş veya o haliyle elinize alırsanız büyü süreci başlamıştır. Vardır mutlaka bir hikayesi algılayabiliyorsak eğer. Gözünüzde şekillenmeler oluşur tasarım dediğimiz.
El işlerinde kullandığımız çatma mumuna taşı hafif gömdüğünüz an tanrısal bir ilhamla işle raksetmeye başlarsınız. Bu bir sevdadır yüzyıllardır süregelen. Sanatkarı anlamak güçtür, o an ne hissettiğine bazen kendi bile şaşar ama bilir bunun Tanrı’nın bir lütfu olduğunu. Bazen taşın bir köşesi kapris yapar, iş yürümez küsmüşsünüzdür ona. Sonra birden veya birkaç gün sonra devam eder flörtünüz.
Bu mercanla aşkım Napoli’de başladı. Gördüğüm anda bir şeyler hissetmeye başladım.
Dünyaca meşhur mercan işletmelerinin çoğu geleneksel aile şirketleridir. Genci, yaşlısı, çoğu bir atölyede çalışır. Vakit öğle vaktiydi ki büyük bir tencere spagetti yapmışlardı ve yanında ev yapımı nefis Napoli şarabı. Birkaç mercan daha seçmiştim bunun yanı sıra ki, “önce yiyelim sonra iş konuşuruz” dedi atölyedeki tombul büyükbaba, benden beter İngilizcesiyle.
O ne spagettiydi; alınmasınlar ama lüks restoranlarda bile bu kadar lezzetlisini yememişsinizdir. Hele şarap, içmeye kıyamıyorsunuz biter diye. İşte o an anladım ki, bu insanlar her ne yapıyorlarsa sevgilerini de katıyorlar ona. Düşünsenize denizden çıkan bir mercan dalını ne hale getiriyorlardı ruhlarını katarak.
Yüzyıllardır kuyumculuğun, özellikle mücevheratın merkezlerinden biri olmuş şehrime döndüğümde, bunları yaşayarak başladım atölyemde işi şekillendirmeye. Bir düşünün Sicilya’nın sularında doğmuş büyümüş ve neler görmüş, neler yaşamış bu mercan dalı; taltif etmem lazımdı, kültürümle sanatımla. Mecburdum sudan yeryüzüne çıkışını en iyi şekilde onurlandırmaya.
Ona saygı göstermeliydim, güzelliğini çok örtmemeliydim sanatımla. Yemek tariflerinde de derler ya; kafi miktarda su (bizde altın), eser miktarda tuz (yani bizde pırlanta) kullanmalıydım ki ‘esas kadın’lığını kaybetmemeliydim mercanın.
Benzeme başladı, Cameodaki kadının bakışlarıyla göz göze gelmemeye çalışıyordum. Kimbilir model neler yaşamış, neler anlatmak isterdi? Hazırladığım altın motifler adeta senfonik bir ritimle yerlerini bulmaya başladı.Cameodaki Napolili güzel süslenmek istiyordu. Adeta beni yönlendiriyordu. Vezüvün eteklerinde, Pompeinin ihtişamlı dönemlerini yaşamış bir soylumuydu? Mercanı altın ve pırlantayla taçlamaya muvaffak oldum. İşin en zor kısmına geldik; onca yaşadıklarını bir anda siliverip, ruhunun bir parçası olan bu mücevherden ayrılmak. Şöyle bir baktım, Cameodaki kadın gülümsemsye başlamıştı. Tamam dedim sevgimi katabildim. Bir an düşündüm, Napoli’de başlayan platonik aşk, kimbilir dünyanın neresinde devam edecek sonsuza.
Yakın dostlarım der ki “Yaptıklarını bu kadar sevme, gönlün kalır, vitrinde satılmaz.” Ne yapayım, elimde değil. Hepsiyle ayrı bir aşk yaşıyorsam, bu da benim hissiyatım. Ustam öğretmiş bu sevdayı, bir kez kaptırmışız kendimizi sonsuz büyüye.
Üstat Mozart’ın dediği gibi; Duygularımı şiirle aktaramam, şair değilim; kendimi gölgeler ve ışıkla ifade edemem; ressam değilim; düşüncelerimi hareketlerle de açıklayamam, dansçı değilim. Ama hepsini müzikle yapabilirim. Ben bir müzisyenim…
Belki bir gün, yaşımız kemale erdiğinde, Hadesin kayıkçısı misali, kürekleri ancak birine verebildiğimiz anda bırakacağız kayığı…

Hraç ARSLANYAN

About Mahrec Sanatevi

Mahrec Sanatevi Sekiz bin yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski şehirlerinden antik İstanbulun tam ortasında, Kapalıçarşının hemen yanıbaşında bulunan Sanatevimiz Cağaloğlu'ndaki atölyelerinde çeşitli dallarda Kuyumculuk Eğitimi verip, Takı Tasarımı ve Mücevher Tasarımcısı ustaları yetiştiren bir yandan hobi maksatlı, asıl amacı meslek edindirmeyi hedef alan bir eğitim merkezidir. Usta öğretici belgesine sahip, Kapalıçarşı geleneğindeki ''usta-çırak'' tarzı mücevher ve takı tasarım eğitiminin biraz sıkıştırılmış bir şeklinin takı ve kuyumculuk eğitimİ programına kaynaklık ettiği Mahrec Sanatevi '' NASIL KUYUMCU OLUNUR ? '' sorusunun en güzel cevap alınabileceği farklı eğitim atölyelerimizde; MÜCEVHER VE TAKI ÜRETİMİ ATÖLYE EĞİTİMİ MÜCEVHER VE TAKI TASARIM ÇİZİM TEKNİKLERİ EĞİTİMİ PERAKENDE VİTRİN KUYUMCULUĞU VE SATIŞ ELEMANI EĞİTİMİ MÜCEVHER VE TAKIDA MUM MODEL YAPIM EĞİTİMİ ( İki ayrı sınıf) Wax (sert mum) Tekniği Damlatma Mum Tekniği TAKIDA ÇAĞDAŞ SANAT VE MİNE EĞİTİMİ verilmektedir
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s